- Kitabın Adı: The Room on the Roof
- Yazar: Ruskin Bond
- Yayınevi: Penguin House India
- Basım Yılı: 2016
- İlk Basım Yılı: 1956
- Sayfa Sayısı: 152
Ruskin Bond, Hindistan’ın çok meşhur çocuk kitabı yazarlarından. 1934 yılında, Hindistan henüz bağımsızlığını kazanmadan önce “British India” denen, Hindistan’ın İngilizlerce yönetilen idari bölümlerinden birinde doğmuş. Yazar “The Room on the Roof” kitabını ise yazdığında yalnızca 17 yaşındaymış! Yarı otobiyografik özellikler taşıyan bu kitapta, Dehradun şehrinde yaşayan Rusty isimli, annesi babası ölmüş, vasisi yönünden ise pek talihli olmayan İngiliz kökenli bir gencin kendini bulmaya çalışmasının hikayesini okuyoruz. 17 yaşında yazıp 24 yaşında yayımladığı bu kitapla Bond, 1957 yılında, 35 yaş altı commonwealth yazarlarına verilen “John Llewellyn Rhys” ödülünü almış. Daha sonra Rusty’nin maceralarını anlatan yedi adet ve birçok çocuk kitabına daha imza atmış.
“The Room on the Roof” ile ilgili en şaşırtıcı husus, kuşkusuz, 17 yaşındaki bir gencin, bu kadar iyi gözlem yapabilmesi bir yana, gözlemlerini, hislerini kağıda bu kadar gerçekçi aktarabilmesi. Hindistan’la, oranın zenginleriyle, çalışan kesimiyle, musonlarla ilgili tasvirleri gerçekten de müthiş. Çoğu yorumda belirtildiği gibi, basit ama güçlü bir kitap. Günümüzde yayınlanan genç-yetişkin türündeki kitaplarla kıyaslanamaz bile. Şu sıralar böyle düşünen, yazan değil genç-yetişkin; yetişkin yazara rastlamak oldukça zor. Ben çok keyif aldım bu kitabı okumaktan, yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım muhakkak. İyi çocuk/genç-yetişkin kitaplarına çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bence Türkçeye de çevrilmeli en kısa zamanda yazarın eserleri.
Kitaptan…
They who sleep last, wake first. Hunger and pain lengthen the night, and so the beggars and dogs are the last to see the stars; hunger and pain hasten the awakening, and so beggars and dogs are the first to see the sun.”
(Holi bayramından bahsederken) For one day, Ranbir and his friends forgot their homes and their work and the problem of the next meal, and danced down the roads, out of the town and into the forest.”
‘I want to be either somebody or nobody. I don’t want to be anybody.'”
‘Who’s that?’ asked Rusty.
‘Son of his parents.’
‘What do you mean?’
‘His father is rich. So Kishen is somebody.'”
