- Kitabın Adı: The Henna Artist
- Yazar: Alka Joshi
- Yayınevi: Mira Books
- Basım Yılı: 2020
- İlk Basım Yılı: 2020
- Sayfa Sayısı: 384
“The Henna Artist”, Arka Joshi’nin 2020 yılında yayımladığı; konusu “eh”, anlatımı ise “vasatın altında” olan ilk kitabı. Ben aslında çok popüler günümüz romanlarını okumayı pek tercih etmesem de bu kitabı sadece İngilizce olduğu ve Hindistan’da çok satanlar listesinde neler olduğunu merak ettiğim için okudum. Sonuç yine hüsran oldu tabii ki. Roman Goodreads’te 4,21 olarak puanlandırılmış, nasıl böyle yüksek bir puanlama yapılabildiğini anlayamıyor insan. Gerçi yok, anlaşılabilir aslında. Yazar Alka Joshi Hintli olmakla birlikte çocukluğundan beri Amerika’da yaşıyor. Kitabın da Hindistan’ı egzotik bulan yabancılar, özellikle de Amerikalı kadınlar için yazıldığı çok belli.
Öncelikle konu seçimi bu fikri destekliyor. Bağımsızlık sonrasında bir kadının evini terk edip kendi kendine hayata tutunmaya çalışması, kurduğu ilişkiler, köyden çıkıp büyük şehirde hayata tutunması, kız kardeşinin yaşadıkları. Üzgünüm; ama yeni hikayeler değil bunlar. Sürekli maruz kaldığımız, “televizyon filmi” diye tabir ettiğimiz hepsi birbirinin aynı olan Amerikan filmlerinin (ya da romanlarının) uyarlanmış hali. Biraz farklı olsun, satışı artırsın diye de Hint baharatı katalım diye düşünmüşler anlaşılan. Araya serpiştirilen Hint yemeklerinin isimleri, italik yazılan birkaç Hintçe kelime. Kapağındaki Agra Kalesi, Jaipur sarayları gibi eski Hint mimarisinde inşa edilmiş bir yerde sarisiyle poz veren havalı kadını da unutmayalım.
Gelelim üsluba. O nasıl bir üsluptur! İlk okuduğumda yazarı genç, Instagram’da yaptığı birtakım paylaşımlarla az çok bir kitle oluşturduktan sonra kendini yazar zannedip roman yazmaya kalkan kişilerden biri zannettim. Sonrasında ise yazarın Stanford Üniversitesi’ni bitirdiğini ve de yüksek lisans derecesine sahip olduğunu öğrendim. Stanford mezunu birinin Wattpad yazarı gibi bir dille kitap yazmasını benim aklım almıyor. Daha başarılı kompozisyon yazan lise öğrencileri tanıyorum ben. “Ellerimi birleştirip çenemin altına getirerek namaste işareti yaptım. Bu arada karşımdaki kişi samosa yiyordu (ki o kişi kurta giymişti).” Aman ne güzel! (Tabii ki “namaste”, “samosa” ve “kurta” kelimesi italik; çünkü yazarın Hintli olduğunu söylemiş miydik? Çok farklı gerçekten bildiğimiz kitaplardan.)
Yorumumu bitirmeden önce belirtmek istediğim bir husus da kitabın popüler olmasını sağlayan kişinin Reese Witherspoon olduğu. Kapağına bastıkları “Reese’s Bookclub” etiketinin anlamını sonradan öğrendim. Görünüşe göre kendisi bu kitabı okumuş, kitabı okurken fotoğrafını paylaşmış ve kendi kitap kulübünde okunmasını sağlamış. Evet, işte, Amerikan kadınları okusun da bayılsın.
Not: Türkçeye de çevrilmiş kitap “Kınalı Çiçekler” ismiyle. Bizde de çok satacak elbette. “The Henna Artist” isimli kitabı Kınalı Çiçekler’e çevirmeliyiz ki daha dramatik olsun.
