- Orijinal Adı: Le Souffle du Jasmin
- Yazar: Gilbert Sinoué
- Yayınevi: Can Yayınları
- Basım Yılı: 2011
- İlk Basım Yılı: 2011
- Sayfa Sayısı: 456
- Çeviren: Gönül Akgerman
Mısır asıllı Fransız yazarın “İnşallah” adlı üç kitaplık serisinin ilk kitabı Yasemin Kokusu. Tanıtımında, kitapta “Osmanlı dağılırken Batılı güçlerin kozlarını paylaştığı Ortadoğu’da, Yahudi, Filistinli, Iraklı ve Mısırlı dört ailenin öyküsü” anlatıldığı yazıyor. Konusu ilgi çekici göründüğü için okumak istedim ben de. Vaad ettiği konuyu işlemiş olsaydı, evet, gerçekten güzel bir kitap olabilirdi diye düşünüyorum ama bu şartlarda pek beğenmedim.
Romanı anlatım ve içerik yönünden ikiye ayırabiliriz. İlk kısım gayet sürükleyici, tanıtımında da belirtildiği gibi Ortadoğu’daki dört ailenin yaşadıklarını anlatıyor; bu esnada da tarihi bilgileri araya gayet güzel serpiştiriyor. Ama ikinci bölüm! Kitap burada roman havasından çıkıp bir tarih kitabı havasına bürünüyor. Art arta kronolojik bilgiye maruz kalıyoruz. İlk kısımda sürükleyici olan, Ortadoğu tarihine ilgi duymayan, onun hakkında hiç bilgi sahibi olmayan birinin bile ilgisini çekebilen bir roman sonrasında bilgi karmaşasına dönüşüyor ve tüm sürükleyiciliği yok oluyor. Özellikle som yüz sayfası işkence haline geldi benim için. Serinin diğer iki kitabında okumaya değer ne olabilir diye merak ediyor insan açıkçası.
Öte yandan yazarla ilgili de anlamlandıramadığım noktalar var. Sinoué aslında bir müzisyen; ancak şarkılarıyla değil de romanlarıyla ön planda. Ülkemizde pek tanınmıyor sanırım, ne kitapla ne yazarla ilgili doğru dürüst Türkçe yoruma ya da bilgiye rastladım. Halbuki kendisi Fransa’da ödüllü bir yazar ve gerçekten de kötü bir romancı olduğunu söyleyemem. Yine de özellikle Can Yayınları’ndan çıkan bu kitap ve yazarı hakkında daha çok Türkçe bilginin yer almasını umardım. Yazar aslen Katolik bir Mısırlı; ancak romanda Mısır’dan ya da diğer ülkelerden ziyade Yahudilerden bahseden bir hava hakim. Onların uğradıkları zorluklara daha çok yer vermiş nedense.
Yasemin Kokusu, 2023’ün ilk kitabı, farklı bir okuma oldu benim için. Her şey bir yana, göründüğü kadarıyla derin bir tarih araştırması yapılmış, bunu takdir etmek lazım (doğruluk derecesini değerlendirmek elbette tarihçilerin işi). Yer yer Kuran’dan ve Tevrat’tan da hikayeye uygun alıntılar içeriyor. Serinin diğer iki kitabını okuyacağımı ise hiç sanmıyorum.
Kitaptan…
Hayır, Nuh Peygamber gemisini batırmadı. Daha da beterini yaptı. Çocuklarının başka gemiler yapmasına göz yumdu. Bu gemiler, asırlar boyu isim değiştirdi. Bugün artık millet diyoruz onlara. Ben de doğduğum geminin suyun yüzünde kalmasını istiyorum.”
Savaşları besleyen cesarettir; ama doğuran korkudur” (Alain).
