Ajandalar aramızdan çoğunun kanayan yarası. Yeni yıl yaklaşırken ince ince araştırarak aldığımız, haftalık mı günlük mü aylık mı diye tereddütlerde kaldığımız, nihayet edindiğimizde büyük bir heyecanla yazmaya başladığımız; ancak planlamayı -genelde- istikrarlı şekilde devam ettiremediğimiz güzelim ajandalarımız. Ben de tabii ki tıpkı anlattığım haldeydim. Bu durum YouTube’da Boho Berry hesabının sahibi Kara Benz videolarını izleyinceye kadar böyle sürdü. Şimdilerde sıkça duyduğumuz “bullet journal” sistemi Ryder Carroll tarafından icat edilmiş olsa da bu sistemi en iyi tanıtan ve sevdiren kişinin Kara Benz olduğunu düşünüyorum. Ben de yavaş yavaş bu sistemi kullanmaya başladım ve hayatımda en düzenli ajanda kullandığım/plan yaptığım dönem başlamış oldu. Her zaman günü gününe bu defteri kullandım mı? Elbette hayır! Yine de sistemin güzelliği bu; önceden planlanmış sayfalar olmadığı için istediğim zaman istediğim kadar yazabilme – ve de istemediğimde yazmama- imkanım var. O gün bugündür benim için planlama konusunda en iyi çözüm bullet journal sistemi oldu.
Bullet journal sisteminde ihtiyacımız olan temel araçlar bir defter ve bir kalem. Bu kadar basit aslında, bir o kadar da zor. Zira hayatında defterlerin, kalemlerin önemli yer tuttuğu biri olarak bu araçların kalitesi yazma zevkim açısından benim için çok çok önemli. O yüzden zaten daha önceden de kullanmakta olduğum ve yurt dışında çoğu kişi tarafından tercih edilen Leuchtturm 1917 markalı Alman menşeli defterleri kullanıyordum ben de. Ne var ki artan döviz kuru ve vergilerle artık Leuchtturm defterler ulaşılması hayli zor hale geldiğinden yeni defter arayışlarına girdim. Eternal Bullet Journal ile tanışmam da bu arayışlar sonucunda oldu.
Eternal Bullet Journal’a dair en sevdiğim hususlar Türk malı olması ile bir kadın girişimciye ait olması. Nihayet bizim insanımızın da bu konuda üretimde bulunması çok güzel. Yerli olduğu için fiyatı da gayet makul olan bu defteri denemek için hemen aldım.
Bu defterle ilgili hislerim biraz karışık aslında. Beğendiğim yönleri olduğu kadar beğenmediğim yönleri de var. Sayfalarının noktalı olması benim için en önemli nokta. Noktalı defterleri kullandıktan sonra bunun ülkemizde de yaygınlaşmasını çok ister oldum, gerçekten çok kullanışlı olduğu kadar üzerindeki yazılar da şık duruyor.
Defter çok şık bir kutu içerisinde geliyor ve yanında ayraçları ile planlamada kullanılabilecek çıkartmaları da oluyor. Defter kapağının dokusu gayet güzel; ancak kapağın tamamı baskılı yıldızlarla dolu ve tam ortada kocaman “I’m the star of my life.” yazısı yer alıyor. Bunun biraz abartılı olduğunu düşünüyorum, fazla dolu geliyor ilk bakışta ve biraz çocukça gösteriyor defteri. Ayrıca erkeklerin bu yüzden defteri kullanmaktan kaçınabileceği ihtimali olduğunu da düşünüyorum.
Defterin ilk sayfalarında 2018 ve 2019 takvimi yer alıyor, ki gayet iyi düşünülmüş. Bununla beraber takvimde haftanın pazar günüyle değil de pazartesiyle başlamasını tercih ederdim; zira defteri biz Türklerin kullanacağını düşünürsek biraz kafa karışıklığına yol açtığını söyleyebilirim.
Gelelim en önemli ve benim açımdan en üzücü kısmına. Özellikle dolmakalem kullanmayı seven biri olarak yazdığım kağıdın kalitesi benim için çok önemli. Maalesef bu defterde dolmakalem kullanmak bir yana, en çok kullanılan kalemlerden biri olan Stabilo Point 88 ile bile yazmak çok zor. Sayfa arkasına kanama ve gölgelenme denilen mürekkep geçirme çok yoğun görülüyor.

Burada defterde denediğim bazı kalemler yer alıyor. Görüldüğü gibi çoğu kalem arkada kanama ve gölgelenme yapıyor. Bunun çaresini ise yalnızca defterle iyi anlaştığı anlaşılan çizim kalemleri denilen Artline veya Faber Castell Ecco Pigment/Broadpen gibi kalemlerle yazmakta buldum. Tabii ki kalem yelpazemi iyice sınırlandırdı bu durum, defteri renklendirmek için en ideal çözüm kuru boyalar haline geldi.
Defterde bir de “habit tracker” denen alışkanlık takip çizelgesi bulunuyor. Çok iyi düşünülmüş bence; çünkü her ay bu çizelgeyi çizmek istemeyenler için büyük kolaylık oluşturuyor. Bununla beraber, anlayabildiğim kadarıyla bu çizelgede sadece bir alışkanlık aktif şekilde takip edilebilir; en az on alışkanlık için bir takip sistemi yapılmalı diye düşünüyorum.
Son olarak değinmek istediğim nokta ise sayfaların numaralanmamış olması. Defterde bir içindekiler sayfası yer alıyor; ancak sayfa numaraları olmadığından bu sayfalar sadece kendiniz numara verirseniz kullanım alanı buluyor. Yine de çok büyük bir sorun değil tabii, kişiselleştirmeye uygun bir durum.
Ben bu defteri 67 TL’ye almıştım. Bir deftere göre fiyatı fazla gibi görünse de ajanda olarak kullanıldığı göz önüne alınırsa o kadar fazla değil aslında. Her şeyden öte, kağıdının biraz daha kaliteli olmasını dilerdim. Ne olursa olsun, bildiğim kadarıyla Türkiye’nin ilk bullet journal’ı ve bir kadın girişimciye ait olan bu deftere bir şans verilmeli diye düşünüyorum. İlk deneme için gayet güzel ve kullanışlı, ileride daha da gelişeceğini umuyorum.
